Maske Düştü: Güneş Kremleri Hakkındaki Çarpıcı Gerçekler

Genetik mirasım böyle. Süt gibi beyaz tenliyim. Hal böyleyken, elim mahkum, yıllardan beri her yaza girişte güneş kremi seçimine büyük özen gösteririm. Benden de beyaz, narin ve hassas ciltli oğlumun hayatımıza katılmasıyla birlikte güneş kremleri konusunda artık iyice ince eleyip sık dokumaya başladım. Güneş kremi tercihini yaparken en sağlıklı ve en güvenlisini bulmak için başvurduğum yegane kaynak ise Çevre Koruma Grubu (EWG: Environmental Working Group) tarafından hazırlanan EWG Skin Deep Sunscreens Raporu.

Güneş kremlerinin sağlık açısından güvenli olup olmadığı konusunu mercek altına alan ve her sene güncellenen bu raporun 2012 ‘baskısı’ ise daha dün yayınlandı. Benim her bahar yolunu gözlediğim bu raporda yer alan çarpıcı bilgileri okuyucularım için özetleyerek, yaza girmeden önce güneş kremi seçimi konusunda faydalanacakları önemli bilgilere yer vermek istiyorum bu yazımda.

Güneş Kremleri: Ne Onlarla Ne De Onlarsız

Yanıkları önleme işlevlerinin ötesinde, güneş kremlerinin güvenlikleri ve etkinlikleri konusunda aslında pek az şey bilinir. Çevre Koruma Grubu’nun son raporunda açığa çıkan bazı rahatsız edici gerçekler onları tamamen hayatınızdan çıkarma konusunda aklınızı çelebilir. Ama doğru cevap bu değil. Güneş kremlerinin etkinlikleri konusundaki bilinmezlere rağmen halk sağlığı kuruluşları kullanılmalarını tavsiye ediyor- ama ‘ilk savunma hattınız’ olarak değil! Güneş kremini kurtarıcı görmek ve sürdüğünüzde tamamen korunduğunuzu düşünmektense yeri geldiğinde gölgeye çekilmek, koruyucu kıyafetler giymek ve öğlen güneşinden uzak durmak gibi ek tedbirler almak daha akıllıca.

Öncelikle güneş kremleriyle ilgili şaşırtıcı gerçeklere bir göz atalım:

1. Güneş Kremlerinin Cilt Kanserini Önlediğine Dair Fikir Birliği Yok

Güneş kremi üreticileri reklamlarında ürünlerinin kullanımının cilt kanserine yakalanma riskini  ve güneş kaynaklı yaşlanmayı azalttığını söyleyebiliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) de dahil olmak üzere bir çok halk sağlığı örgütü güneş kremlerinin cilt kanseri türlerinin bir çoğunu önlediğine dair çok az kanıt bulabilmiş. FDA, mevcut klinik çalışmaların, Koruma Faktörü 15’in üzerinde olan geniş spektrumlu güneş kremlerinin dahi tek başına cilt kanseri ve erken yaşlanmayı azalttığını göstermediğini söylüyor. FDA ayrıca, güneş kremi kullanımının ölümcül bir cilt kanseri türü olan melanomanın gelişimi üzerindeki etkisini inceleyen bir çalışmadan haberdar olmadığını da belirtmiş. Uluslararası Kanser Araştırma Kuruluşu IARC ultraviyole radyasyonundan korunmak için birincil olarak gölgede durmayı, kıyafet ve şapka kullanımını öneriyor. Bu bağlamda, cilt kanserinden korunmak için alınacak tedbirler arasında güneş kremleri ilk tercih olmamalı ve güneşten korunmak için tek yöntem olarak kullanılmamalı.

2. Güneş Kremlerinin Bazı İnsanlarda Cilt Kanserinin En Ölümcül Türüne Yakalanma Riskini Artırdığını Gösteren Bulgular Var

Bazı araştırmacılar, güneş kremi kullananların melanomaya yakalanma risklerinin arttığını tespit etmiş. Kimse tam olarak bunun sebebini bilmiyor ama bilim adamlarının yürüttüğü tahmine göre güneş kremi kullananlar daha uzun süre güneşte kaldığından daha çok radyasyon emiyor. Kremlerdeki kimyasallardan gelen serbest radikallerin güneş ışığı altında parçalanması ihtimali de bunda rol oynuyor olabilir. Diğer bir teori ise piyasaya 30 yıldır hakim olan zayıf UVA korumasına sahip, kalitesiz güneş kremlerinin bu sonuca sebep olduğu. Bir çok halk sağlığı örgütü güneş kremi kullanımını hala önerirken aynı zamanda gölgenin, kıyafetin ve zamanlamanın öneminin de altını çiziyor.

3. Piyasada Yüksek Koruma Faktörleri Onlarca Ürün Var Ama Daha İyi Olduklarına Dair Kanıt Yok

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Koruma Faktörü 50’nin üzerinde olan güneş kremlerinin satışının yasaklanmasıyla ilgili bir yönetmelik teklifi hazırladı. FDA, bu teklifte, 50’nin üzerindeki Koruma Faktörü değerlerinin daha iyi koruma sağladığına dair klinik bulgu olmadığını göz önünde bulundurarak, 50’nin üzerinde Koruma Faktörü ibarelerinin tüketiciyi yanılttığını söylüyor. Bilimadamları da yüksek Koruma Faktör’lü güneş kremlerinin insanları güneşte çok uzun süre kalmaya sevk ettiğini düşünüyor ve bu kremlerin güneş yanığı oluşumunun geciktirmesi sebebiyle cilt tahribatı riskinin artmasından endişe duyuyorlar. Güneş kremi üreticileri bu yönetmelik teklifine kulak asmayarak 2012 yılında da yüksek Koruma Faktör’lü ürünleri satmaya devam ediyor. Çevre Koruma Grubu’nun 800 farklı güneş kremini analiz eden 2012 raporuna göre her 7 üründen 1’i 50+ Koruma Faktörü ibaresi taşıyor.

4. Çok Az Güneş Vücudun D Vitamini Seviyesini Düşürerek Sağlığa Zararlı Olabilir

Güneş kremleri vücudun D vitamini üretme gibi kritik bir işlevini yerine getirmesine mani oluyor. Vücuttaki D vitaminin temel kaynağı güneş ışığı ve bu vitamin sağlık için hayati önem taşıyor. D Vitamini kemikleri ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor, göğüs, kolon, böbrek ve yumurtalık gibi çeşitli kanserin türlerine yakalanma riskini azaltıyor. Ayrıca vücutta bulunan hemen hemen her dokuyu yöneten binden fazla geni düzenliyor (Mead 2008). Anne sütü ile beslenen bebekler, koyu tenliler ve güneşe çok az çıkan insanlarda D vitamini eksikliğinin görülme riski daha yüksek. Bazı insanlar herhangi bir koruyucu krem sürmeden haftada bir kaç kere 10-15 dakika boyunca  güneşe çıktıklarında yeterli seviyede D vitamini üretebiliyor. Ama bir çok insan da bunu başaramıyor. D vitamini ihtiyacı bir kişinin yaşına, cilt rengine, bulunduğu yerdeki güneş ışığının yoğunluğuna, dışarıda geçirdiği zamana ve kansere yakalanma riskine göre farklılık gösteriyor. D vitamini seviyenizi ölçtürmeye ve de mevsimsel olarak ya da yıl boyunca takviye almaya ihtiyacınız olup olmadığını öğrenmek için doktorunuza danışmanız en iyisi.

5. Güneş Kremlerinde Yaygın Olarak Kullanılan A Vitamini Kanser Gelişimini Hızlandırıyor Olabilir

FDA tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre retinyl palmitate adlı bir çeşit A Vitamini güneş ışığı altında cilde sürüldüğünde ciltteki tümör ve lezyonların ilerlemesine neden olabiliyor (NTP 2009). Güneş kremi endüstrisinin her 4 üründen 1’ine A vitamini eklediği düşünüldüğünde bu bilgi oldukça can sıkıcı. Üreticiler cilt yaşlanmasını önleyici antioksidan özelliğinden dolayı A vitaminini ürünlere ekliyor. Fakat güneş kremleri ev içinde kullanılan losyonlar ve gece kremlerinden farklı olarak güneş ışığı altında cilde tatbik ediliyor. Hayvanlar üzerinde bir sene boyunca yapılan FDA araştırmasında, her iki grubun da günde sadece 9 dakika boyunca yüksek yoğunlukta güneş ışığına maruz kaldığı durumda, A vitaminli krem sürülen hayvanların ciltlerinde sürülmeyenlere göre daha kısa sürede tümör ve lezyon oluşumu gözlenmiş. Güneş ışığı altında cilde sürülen A vitamininin ciltte hiperplazi denilen aşırı hücre büyümesine ve DNA’ya zarar veren serbest radikallerin oluşmasına neden olduğu bilim adamları tarafından bir süredir biliniyor. Tabii tüm bu bulgular, cilt kanserine karşı koruma sağladığı düşünüldüğü için tercih edilen güneş kremleri cephesinde soru işaretlerini artırıyor. FDA araştırmasından çıkan sonuçlar henüz nihai bir hüküm verilmesi için yeterli olmasa da Çevre Koruma Grubu şu an için A vitamini içeren güneş kremlerinden kaçınılmasını öneriyor (etiketlerde retinyl palmitate ya da retinol olarak geçiyor).

6. Güneş Kremleri Serbest Radikaller ve Cilde Zarar Veren Maddeler İçeriyor

Güneş ışıklarından kaynaklanan UV radyasyonu kadar güneş kremlerinde bulunan bazı kimyasallar da DNA’ya ve cilt hücrelerine zarar veren, yaşlanmayı hızlandıran ve kansere yol açan serbest radikallerin oluşumunu tetikliyor. Etkili bir güneş kreminin sebep olduğu zarardan daha fazlasının önlüyor olması gerekirken bir çok güneş kremi serbest radikallerin sebep olduğu hasarı önlemek yerine sadece güneş yanığı oluşumunu engelleyebiliyor.  Güneş yanığına karşı koruma faktörü 15 ile 50 arasında değişirken ‘serbest radikalleri önleme faktörü’ için sadece 2 seviye mevcut. Tüketiciler çok az güneş kremi kullanıp bir de güneşte kaldıkları boyunca seyrek aralıklarla yeniden tatbik ettiklerinde güneş kremleri UV ışınlarının çıplak ciltte oluşturacağından daha fazla serbest radikal hasarına neden oluyor. Bu noktada Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’ne düşen görev ise UVA koruma standartlarının güçlendirilmesini sağlayarak güneş kremlerinin serbest radikal hasarını azaltıcı etkisini iyileştirmek.

7. Güneş Kreminiz Nano Maddeler Mi İçersin Yoksa Vücudun Hormon Dengesini Sekteye Mi Uğratsın? Siz Seçin!

İdeal bir güneş kremi güneş yanığına yol açan, bağışıklık sistemini baskılayan UV ışınlarını tamamen bloke ederken, serbest radikallerin zararlı etkilerini de engelliyebiliyor olmalı. Cilt üzerinde uzun saatler etkisini sürdürmeli ve UV ışıklarına maruz kaldığında zararlı maddeler oluşturmamalı. İnsanların doğru miktar ve aralıkla kullanabilmesi için güzel kokmalı ve cilde sürüldüğünde hoş bir his vermeli. Tüm bu kriterleri tek başına sağlayan bir güneş kreminin varolmaması şaşırtıcı olmasa gerek.Amerika’daki seçim cilde derinlemesine nüfuz ederek vücudun hormon dengesini sekteye uğratan ve stabilitesi düşük olan ‘kimyasal’ kremlerle, çinko ve titanyum gibi mikronize edilmiş nano mineraller içeren ‘mineral’ güneş kremleri arasından yapılıyor.

Çevre Koruma Grubu eldeki bulguları inceledikten sonra, mevcut seçenekler arasında en güvenli tercihin mineral içerikli güneş kremleri olduğuna karar verdi. Güneş  altında yapıları bozulmayan ve cilt yüzeyinde etki gösteren mineral içerikli kremler bir çok güneş kreminde bulunmayan UVA koruması da sağlıyor. Mexoryl SX (ecamsule) de iyi bir alternatif fakat çok az kremde kullanılıyor. Tinosorb S ve M de çok iyi çözümler sunan fakat henüz Amerika’daki kremlerde kullanılmayan maddeler. Mineral içerikli ürünleri tercih etmeyen tüketiciler için en iyi alternatif ise UVA koruması için en az %3 oranında avobenzone maddesi içeren güneş kremleri. Tabii bu kremlerin hormon dengesini bozan kötü şöhretli oxybenzone maddesi içermediğine dikkat etmek gerekiyor. Bilimadamları ebeveynleri cilde derinlemesine nüfuz ederek kana karışan, hormonların işlevlerini sekteye uğratan ve toksik etkisi bulunan oxybenzone maddesi içeren güneş kremlerini çocuklarda kullanmamaları konusunda uyarıyor.

8. Avrupa Markalarının Güneş Kremi Formülasyonları Daha İyi

Avrupa’daki güneş kremi üreticileri ve kullanıcılarının daha fazla seçeneği var. Avrupa’da üreticiler formülasyonlarında kullanılmak üzere 27 kimyasal arasından seçim yapabilirken, A.B.D.’de 17 madde arasından seçmek durumundalar. Avrupa’da 7 farklı UVA filtresi ürünlere eklenebilirken A.B.D.’de bu sayı 3. Avrupa’da onaylanan fakat FDA tarafından henüz kullanımı onaylanmayan maddeler 5 kata kadar daha fazla UVA koruması sağlıyor. A.B.D.’deki firmalar 5 yıldan beri Avrupa’da kullanılan hammaddelerin FDA tarafından onaylanmasını bekliyor. FDA bu maddeleri onaylayana ve bazı aktif içeriklerin birleştirilmesi üzerindeki kısıtlamaları kaldırana kadar Amerika’daki güneş kremlerinin UVA koruması oldukça yetersiz kalmaya devam edecek.

9. FDA Tüketicileri Korumuyor

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) 2011’in Haziran ayında güneş kremleri kategorisinde yeni etiketleme kuralları getireceğini duyurdu. Bu açıklamaya göre ‘zararlı ışınları engeller’, ‘suya dayanıklı’, ‘terlemeye dayanıklı’ gibi tüketiciyi yanıltıcı ifadelerin kullanımı yasaklanarak hangi güneş kremlerinin ‘geniş spektrumlu koruma’ sağladığı tanımlanacaktı. Ancak, FDA kısa bir süre önce bu yeni mevzuatın uygulanmasını 6 ay erteleyerek 2012’nin Aralık ayı ortasına öteledi. Ama yeni yönetmelik devreye girse bile bir çok açık uç kalıyor olacak. UVA korumasını düzenleyen standartlar hala çok zayıf ve bu yüzden de ‘geniş spektrumlu koruma’ sağladığını ileri süren güneş kremlerinin %90’ı herhangi bir formül değişikliğine gitmeden bu iddasını sürdürebilecek. Zayıf bir standart, şirketleri ürünlerini iyileştirme ve daha etkili güneş kremleri geliştirme konusunda teşvik etmezken, ürünler arasındaki farkları da maskeliyor.

FDA daha hala Avrupa’da kullanılan yeni içerikleri ve içerik kombinasyonlarını etkinlik ve güvenlik açısından bir değerlendirmeye tabi tutmadı. Güneş kremlerindeki kimyasalların hormon dengesini bozucu etkilerini dikkate almayı planlamıyor. Yeni yönetmelik A vitamini gibi güneş altında kullanıldığında cilde zarar veren içeriklerin kullanılmasına izin veriyor. Bir çok güneş kremi güneş altında kolayca yapısal bozukluğa uğradığı halde, FDA üreticilerin güneş kremlerini stabilite açısından ölçümlemesini zorunlu tutmuyor.

10. Bebek ve Çocuklara Yönelik Güneş Kremlerinin Bazıları İyi Bazıları Yutturmaca

Çevre Koruma Grubu’nun bu yılki raporunda 180’e yakın bebek ve çocuk güneş kremi yer alıyor.

Sonuçlar karışık:

İyi haber: Bir çok marka bebek ve çocuk ürünlerinde daha güvenli , daha etkili içerikler kullanıyor. Bebek ve çocuklar için formüle edilen ürünlerin %63’ünde iyi derecede UVA koruması sağlayan etkili mineral içerikler bulunuyor.

Etiketleri dikkatli şekilde incelemeye devam etmeniz gerekse de kendiniz için de bir bebek veya çocuk güneş kremi alarak daha iyi bir seçim yapmış olacaksınız.

Üzerinde ‘Baby’ (Bebek), ‘Children/Kids’ (Çocuk) yazan güneş kremleri diğerlerine göre daha az oranda:

- Parfüm içeriyor. Parfümler bir çok kimyasalın karışımından oluştuğu için alerjilere ve daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Raporda yer alan çocuklar için geliştirilmiş güneş kremlerinin %72’si parfüm içermiyor. Bu oran diğer ürünlerde %54 seviyesinde.

- Oxybenzone içeriyor. Bu madde hormonları düzensiz hale getiren bir kimyasal ve çocuk ürünlerinin %37’sinde görülüyor. Diğer güneş kremlerinin %56’sında bulunuyor.

Çok da iyi olmayan haber: Raporda yer alan markalardan 16’sında çocuklara yönelik olduğu öne sürülen ürünlerin içerikleri yüzdelerine kadar büyüklere yönelik ürünlerinkiyle bire bir aynı. Banana Boat, Coppertone, Alba ve ThinkBaby markalarının da aralarında bulunduğu bu markalar için ürünlerinin üzerinde yazan , the “children” (çocuk) kelimesi bir pazarlama taktiğinden öteye gitmiyor ne yazık ki.

Daha derinlemesine ve detaylı bilgi için Çevre Koruma Grubu (EWG: Environmental Working Group) tarafından hazırlanan EWG Skin Deep Sunscreens Raporu’nun 2012 edisyonuna buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: EWG’s Skin Deep Sunscreens 2012 Report

Hakkında Organik Anne
yeni anne, olgun anne, kariyer molasında olan anne, iyi anne olmaya çabalayan bir anne, kısaca Batu'nun annesi...

25 Responses to Maske Düştü: Güneş Kremleri Hakkındaki Çarpıcı Gerçekler

  1. marginis diyor ki:

    EWG’nin bilimsel yaklasimi kuskulu ve cogu zaman yanlis iken, hicbir bilimsel rapora atıf yapmayan ve insanlari gereksiz korkuya iten bir yazı. Hele ki bilim ve bilimsel metodoloji hakkında herhangi bir bilgisi olmayan gruplarin ve insanların bu tür yazılara itibar etmesi daha da korkunç

    • Organik Anne diyor ki:

      Kerem Bey, petro-kimya endüstrisi gibi çevreyi tahrip eden bir sektörde çalışan birinin bakış açısını yansıtan yorumunuzda Environmental Working Group’u karalamanız daha korkunç. Çünkü siz karşı tarafta ve taraflısınız.

    • Özgür Başak diyor ki:

      EWG’ye laf atan arkadaş hangi kozmetik firmasında çalışıyor acaba?:)

  2. marginis diyor ki:

    O zaman musadenizle: Buraya yazdigim yorumlar kesinlikle calistigim sektoru ve kurumu baglamaz, kisisel gorusumdur,

    O zaman size bir tavsiye, evinizdeki petrokimya endustrisi urunu oranini sifirlamak istiyorsaniz eger butun evinizi yıkmaniz gerekiyor. Eger agac liflerinden yapilmis bir evde yasayip yagmur suyu icmiyorsaniz siz de petrokimya sektorune (dolayli yoldan) ccalisiyorsunuz demektir.

    EWG ve benzerlerinin bilimselliginden kusku duyuyorum zira yazdiklari makalede hicbir bilimsel yayina atifta bulunmuyorlar. Lütfen o zaman soz bulun ve yayinlayin bilimsel yayinlari!

    (bu arada, blogunuzda yer alan (google dolayisi ile) reklamverenlern bircogu petrokimya endustrisini ayakta tutuyor. Dikkatinize)

    • Organik Anne diyor ki:

      Benim evimdeki petrokimya ürünlerini sıfırlamak gibi bir iddiam yok, keşke mümkün olsaydı. Ama bundan petrokimya endüstrisine hizmet ediyorum gibi bir sonuç çıkarabilmek için hayal gücünüzü epey zorlamanız gerekiyor. EWG’nin sitesinde bu konuda yapılmış onlarca bilimsel araştırmanın referansı var. Dileyenler oradan bakabilir. Burada yazılanları sadece EWG söylemiyor ayrıca. FDA dahi güneş kremleri üzerinde yazan yanıltıcı bilgileri yasaklama gereği gördüğüne göre burada yazılanların temelden yoksun olduğunu söylemek çok da ikna edici değil.

  3. marginis diyor ki:

    Ben oturup EWG’nin sitesindeki referanslari inceleyecegim ama siDen de ricam su bilimsel calismayi oturup incelemeniz. Hatta bence ayni bu sekilde bir yazi cikar bu arastirmadan : “Organik besinler daha doyurucu ve besleyici degilmis!”

    http://www.ajcn.org/content/92/1/203.full.pdf

    conclusion: From a systematic review of the currently available published literature, evidence is lacking for nutrition-related health effects that result from the consumption of organically produced foodstuffs.

    • Organik Anne diyor ki:

      Organik besinlerin temel vaadi daha doyurucu ya da besleyici olmaları değil, insanlara genetiği ile oynanmamış tohumlardan, kimyasal gübre, böcek ilacı, sentetitk hormonlar gibi insan sağlığına zararlı olabilecek maddelere maruz kalmadan yetişen gıdalar sunuyor olmak.

  4. marginis diyor ki:

    EWG’nin yayinladığı rapporlarin bilimselliğini ve toplum sağlığına olan etkisini ortaya koyan bir yazı. Umarim en azindan okuyucularinizdan bazıları okur ve bu grup ve benzerlerinin toplumu gereksiz yere korkuttuğunu farkeder.

    http://activistcash.com/organization_overview.cfm/o/113-environmental-working-group

    Ayrıca, EWG ile de çalışmıs bir profesörün EWG’nin gıdalar üzerindeki böcek ilaç kalıntılar uzerindeki yaklaşımlarinınn yanlışlarinı ortaya koyan yazısı

    http://www.latimes.com/health/ct-x-0622-health-pesticide-20110622,0,6385683.story

  5. Yelda korkmaz diyor ki:

    Çok yerinde bir analiz yapmışlar öncelikle tebrik ediyorum,aynı araştırmayı bende aynı zamanda doktor oldugum için oldukça önemsiyorum ben kendim ve sevdiklerim için asla kimyasal içerikli gunes koruyucu şampiyon vs kullanmam piyasada bulunan sebamed mustela bubchen vs markalara kesinlikle güvenmiyorum ben öncelikle iceriklerini çok beğendiğim Trukid,California baby,thinkbaby,raw elements,soleo organics gibi markaları tavsiye ediyorum bunlardan ülkemizde satışta olanlar var sanırım.

    • Organik Anne diyor ki:

      Bir doktor olarak görüşlerinizi bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederim. İçerik kısmını okumadan hiçbir bakım ürünü ya da gıda almayanlardanım. Güneş kremleri için de geçerli bu. Yaz öncesi anneler mineral içerikli, parfümsüz, parabensiz, içinde retinyl palmitate ya da retinol bulunmayan, UVA koruması da bulunan, oxybenzone içermeyen ürünleri seçsinler. Sizin önerdikleriniz içinden Thinkbaby için pek olumlu görüş bildirmemiş EWG, benim yazımda da var…

  6. Erdi diyor ki:

    Merhaba- EWG’nin sitesini inceledim. Zararı olmayan güneş kremlerinin hangileri olduğunu gördüm ama nerede satılıyor? Doktorumuzun tavsiye ettiği mustela’nın zararlı maddeler içerdiğini gördüm ve değiştirmek istiyorum. Yardımcı olabilir misiniz?

    • Organik Anne diyor ki:

      Merhaba. EWG raporu Amerika’da satışta olan ürünleri inceliyor ve bu yüzden bu ürünlerin bir çoğu Türkiye’de yok. En iyiler listesi içinde yer alıp Türkiye’de satılan tek marka Erbaviva. Ben de oğlum için bu markayı tercih ediyorum. Bu linkten ürüne ulaşabilirsiniz: http://magaza.saru.com.tr/erbavivakoruyucu_gunes_kremi_spf_15_75ml/ProductDetails.aspx?ProductID=266
      Bunun dışında yazıda yer alan, güneş kreminin mineral bazlı olması, paraben, A vitamini, sentetik parfüm içermemesi, UVA korumasına sahip olması gibi bir takım konulara dikkat ederek de başka markalar içinden tercih yapabilirsiniz. Umarım yardımcı olabilmişimdir.

      • yelda korkmaz diyor ki:

        Merhaba ewg nin en iyiler listesinde olan trukid markasının güneş koruyucu ve stick olanını unnado.com dan gecen hafta aldım pazartesi elime ulaşıcak sanırım,trukid organik içeriğinde paraben,gluten,1,4 dioxane,sls,fitalat,kokulandırıcı,parfüm,a vitamini bulunmuyormuş,uva ve uvb korumasına sahip ve bir artısı fiyatı da erbaviva dan yarıyarıya daha uygun bence en mantıklısı trukid ürünleri.ilgilenenler için distribütör firma http://www.yukselisgrup.com tel 0312 222 6 222

  7. osman diyor ki:

    tahmin ediyorum reklama girmesin diye açıkça belirtilmemiş ama saptamaları doğru kabul edersek hangi ürünleri tavsiye ediyorsunuz? ayrıca, besin yoluyla alınan d vitamini yeterliyse bile mutlaka güneşe çıkmak şart mıdır? çünkü beyaz tenliyim ve güneş cildimi korunmalı korunmasız bariz bir şekilde kötü etkiliyor. teşekkürler.

  8. Semra diyor ki:

    Merhaba, ben yüzüme lazer yaptırıyorum ve kış mesvsimi de olsa yüzüm için güneş kremi kullanmak istiyorum.Çünkü gerekli olduğunu düşünüyorum.Trukid in ürünleri benim bulunduğum şehirde yok malesef. İnternette de bulamıyorum herhangi bir sitede. Aslında bu yazıyı okumadan önce aklımda la roche anthelios xl 50 fluid extreme kremi vardı. Trukid bulamazsam la roche kullanmamı önerir misiniz?

    • pınar diyor ki:

      semra hanımın sorusuna hitaben bende hassas cildim için trukid stick olan güneş koruyucu kullanıyorum bu ara çok güneşli malum adana da yaşıyorum yenicarsim.com dan sipariş veriyorum birde dogalbebegim.com da var sanırım.

  9. Yağmur diyor ki:

    Yazı için çok teşekkürler. Ben eczaneden aldığım sebamed 50+ multiprotect sun cream kullanıyorum, içeriğinde söylediğiniz zararlı kimyasalları bulamadım, %98 UVA filtresine sahip ve titanyum dioksit kullanılmış, ancak yukarıdaki Doktor Yelda Korkmaz, nedenini açıklamadan sebamede güvenmiyorum gibi bir yorumda bulunmuş, ve kimse nedenini sormamış. Nedenini açıklayabilirseniz memnun olurum, yoksa bir doktorun eczanelerde satılan sebamede güvenmemesi insanları yanlış yönlendirir.

  10. semra koç diyor ki:

    Güneş Koruma Faktörü (SPF) – Bu sınıflama, güneş kremleri için kullanılır, güneş kreminin ışınları bloklama gücünü ve kaç kat fazla koruma sağlayacağını ifade eder. Örneğin, 30 SPF (30 güneş koruma faktörlü) bir ürün sizi ve çocuğunuzu güneş altında normalden 30 kat daha fazla koruyacaktır. Eğer teniniz güneş altında normalde 6 dakikada yanıyorsa, 30 SPF Koruma Faktörlü bir kremle güneş altında 180 dk (3 saat) kalarak aynı oranda yanarsınız. Güneş kremi güneşe çıkmadan 30 dakika önce kullanılmalıdır, bu süre insan cildinin koruyucu maddeleri absorbe etmesi için gereklidir. En iyi güneş kremi nasıl olmalıdır sorusuna ise,İçeriği kimyasal madde barındırmayan,mineral içerikli olmalı ve kesinlikle A vitamini,paraben,sodium lauryl sülfat,sodyum laureth sülfat,1,4 dioxane,fitalat,silikon,yapay kokulandırıcı,renklendirici vede ambalajında BPA içermeyen ve UVA ve UVB ışınlarını bloke eden geniş-spektrum korumalı olanıdır. Kaynak:www.cosmeticsdatabase.com

  11. nese diyor ki:

    A vitamini lezyonlara ve tümörlere neden oluyor yazınız ile ilgili olarak; kullandığınız ürün Erbaviva güneş kremi içeriğinde kullanılan maddelerde de A vitamini var(Avakado, mısır vb.) Bu konudaki görüşünüzü bildirmenizi rica ederim. 3 yaşındaki kızım kemoterapi tedavisi görmekte. güneş herkese verdiği zarardan daha fazla zarar verir ona. Birde bu güneş kremleri çok can sıkıcı.FDA’nın araştırması beni sürekli başa döndürüyor.Bu A vitamini ayrıca besinlerin çoğunda var. Bu da bir tehlike mi ?teşekkürler.

  12. LilliputianMe diyor ki:

    Tekrar Merhaba :)

    Emeğinize sağlık, son derece önemli bir dosya olmuş.

    Ahmet Aydın hocanın D vitamini ve hastalıklarla ilişkisi üzerine hazırladığı dev bir dosya var: http://www.beslenmebulteni.com/bes/index.php?option=com_content&view=article&id=1872:hastalklarnn-korunmas-ve-tedavisinde-d-vitamininin-rolue&catid=293:vitamin&Itemid=542

    Burada güneşlenme ile ilgili bugün bizlere empoze edilen pekçok yanlışla birlikte, 103-104 nolu slaytlarda güneş yağları ve kanser ilişkisi de kısaca ele alınmış.

    Herkesin elinde olması gereken bir dosya diye düşünüyorum.

    Sevgiyle,

    a.

  13. Aylh diyor ki:

    Kafam karıştı. Bugün oğluma 1 şişe bella b nin güneş kremini bir de garnier ambre solare cocuk aldım. İkisinde de zararlı madde yok gibi hangisini kullanayım yada başka mı alayım

  14. İpek Ece diyor ki:

    Merhaba Organik Anne, ben de organik anne olmaya çalışıyorum. Tarım bakanlığının organik sertifikalı ürünlerini bulup çocuğuma yedirmeye çalışıyorum. Ancak linkte önerilen ve Türkiyede satışı olan erbaviva marka ürün de titanyum dioksit içeriyor. Titanyum dioksit nano teknoloji değil miydi ? Yani o zaman mineral bazlı olmamış oluyor. Bu konuda kafam karıştı. Titanyum dioksit ile ilgili bilgisi olan var mı ? Bu arada benim kimya prf. bir tanıdığım var. Kızına sadece eczanelerdeki excipial nemlendirici kullanıyor. elbisesiz güneşte bırakmıyor. Ben bu şekilde davranmakla diğer arasında gidip geliyorum. Kararsızım. Aynı kremi kendim için de kullanacağım. Son 2 yılda sadece kollarımdaki ben sayısı 3 katına çıktı.

  15. Selda Kurt diyor ki:

    Merhaba İpek Ece, organik standartlarını bilen biri olarak şunu söyleyebilirim. Nano teknolojinin organik kozmetikte kullanımı kesinlikle yasaktır. 2,5 nano metre bir DNA boyutu olduğu için hücre zarı nano partikülleri algılamaz bile. Nano boyuttaki her partikülü hücreye sokmak için ittirmek yeterli gibi tehlikeli bir durum sözkonusu. Organik kozmetikte Mikron ve üzeri partiküller kullanılabilir. Titanyum dioksit in ciltten içeri girmesi istenmeyen bir durumdur. Yani Nano-mikro denen kavramlar partikül büyüklüğü ile ilgilidir. Titanyum dioksit eğer nano boyuta indirgenmiş ise tehlikelidir.

  16. Yasemin diyor ki:

    Yazilarini cok guzel ve faydali tesekkurler

  17. gönül diyor ki:

    merhabalar organik anne mevsim itibari ile temiz bi güneş kremi arayışındayım, arganpur markasını hiç duydunuz mu? güneş kremini almayı düşünüyorum konuya bilginiz hakım sormak istedim teşekkürler :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 3.629 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: